31 Mart 2016 Perşembe

ŞANLIURFA MÜZELERİ

İslam Tarihçileri Derneği ve Şanlıurfa Belediyesi'nin birlikte düzenlediği "İslam tarihi ve medeniyetinde Şanlıurfa" sempozyumu için geçtiğimiz hafta sonu Şanlıurfadaydık. 
Tarihle dolu dolu geçen ilk günün ardından, yeni açılan Halepli Bahçe Mozaik veŞanlıurfa Arkeoloji Müzesi'nin birarada bulunduğu müze kompleksi ilk durağımdı.

Gecekonduların yıkımı sırasında ortaya çıkan ve MÖ 4 ve MS 3. yıllara tarihlenen mozaikler; tekniği, üslubu ve Fırat nehri'nin taşlarından yapılması dolayısıyla dünyanın önemli mozaikleri arasında gösterilmekte.


 Amazonlar villasının kurucusu ve koruyucu tanrıçası KTISIS'ın betimlendiği mozaikte, yunanca KTI-CIC yazmakta ve KTISIS'ın 2 elinin parmaklarıyla gögsu üzerinde tuttuğu gri renkli ölçü aleti Roma ayak ölçüsüymüş ve günümüz ölçüleriyle 29,7 cm'ye denkmiş.
Zebra Götüren Zenci mozaiği ise; Şanlıurfa'nın, antik dönemdeki geniş ticari iletişim ağının bir göstergesi olarak karşımıza çıkmakta..
Hayran kaldığım mozaiklerden sadece birkaçının fotoğrafını paylaştığım Halepli Bahçe'den  sonra müze kompleksindeki  2. durağım  Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ...
Kapısından girdiğinizde sizi etkilemeye başlayan ve kronolojik sıra takip edilerek, görsel canlandırmaların yapıldığı arkeoloji müzesinden içeri girdiğinizde sizleri ,Balıklı göl'ün civarında ortaya çıkartılan ve dünyanın en eski heykeli olan bu arkadaş  karşılamakta...


Günümüzden 12.000 yıl öncesine tarihlenen ve en eski ibadet merkezi olarak bilinen Göbeklitepe'den çıkartılan eserlerin bir kısmı da arkeoloji müzesinde sergilenmekte..Göbeklitepe kazıları ile ilgili okumuş olduğum bir makalede, kazı çalışmalarını yürüten heyetin başkanı olan Klaus Schmidt'in "aslında Göbeklitepe kazıları bize, bilinenin aksine insanoğlunun yerleşik hayata, tarım ve çiftçilikle birlikte değil, dini merkezlerde sürekli birarada bulunma arzularının sonucunda  geçtiklerini göstermektedir" sözünü,  müze girişinde yazan " önce mabedler inşa edildi" cümlesi  pekiştirir gibiydi..
Ekonominin yeni yeni  kayıt altına alınmaya başlandığı MÖ 3500'lerde, Mezopotamya'lı tüccarların çalışanların günlük yevmiyelerini ölçmek için kullandığı  Devrik Ağızlı Çanaklar; tapınak ekonomisi kapsamında çalışanlara besinlerinin standart miktarda verildiğini, bunun da aslında asgari ücret uygulamasının temellerini oluşturduğunun bir göstergesi....
Meyva Kapları (Tunc Çağı)

3 Ayaklı Sehpa, 3 Ayaklı kase, 3 ayaklı çömlek v.s (Tunc Çağı)
Oyuncak araba ve bebek mezarı..
Bebekli Adak heykelciği (Demir Çağı)
  Lamassu, Asur mitolojisinde yer alan yarı insan yarı hayvan (insan başlı, aslan bedenli, boğa bacaklı), kapı girişlerinde ve saraylarda bulunan heykel....
  Müzede en çok ilgimi çeken şeyler listesi yapacak olsam, ilk 3'e girmesi kesin olan tarihi eserlerden biri yukarıda ki tabletler olurdu herhalde. Mesela ,1 no'lu tablette "dualar büyüler hastalıklara karşı dinsel törenler",  4 no'lu tablette "gılgamış destanı" , 5 no'lu tablette "büyü ritüelinde kullanılacak olan odunun özellikleri" , 6 no'lu tablette ise "dürüst hasta kişinin şiiri" gibi konuların olması hem şaşırtıcı hemde tarihler değişse de hayatların pek değişmediğinin göstergesi gibiydi.

Roma dönemi altın göz bandı...
 Müzenin son bölümü  İslami döneme ayrılmış olsa da, bu dönemle ilgili çok fazla eser yok malesef; ancak  Hz.İbrahim'i anlatan 3 boyutlu  animasyon gösteri bence oldukça güzeldi ve umarım benzer  filmler bu şehirden geçen diğer peygamberler için de yapılır...

Müze kompleksinden ayrıldıktan sonra ki istikametimi  Şanlıurfa Kurtuluş Müzesi olarak planlamış olsam da cumartesi öğle saatleri olmasına rağmen müzenin kapalı olması, Urfa Kent Müzesi  ise yorgunluktan dolayı gezemediğim diğer 2 müzeydi.

 Her ne kadar ben buraya fotoğraf koymamış olsam da son durağım Mutfak Müzesi'ydi; eğer yolunuz düşerse ve Urfa kültürüne ait ev ve sofra düzenini görmek isterseniz Şanlıurfa'da görülecekler listesine eklemelisiniz..

 
Şanlıurfa Dergâh Cami'nde kıldığımız sabah namazının ardından istikametimiz Harran ve Göbeklitepe idi.
4000 yıldan beri adı değişmeden bugune gelen Harran eski şehir kalıntıları...


Tarihle iç içe ve keyifle geçen 3 günün ardından tez zamanda yeniden gelmeyi isteyerek Şanlıurfa'dan ayrıldık. 
 Şanlıurfa ile ilgili daha detaylı yazılarımı okumak isterseniz sizleri buraya bekliyorum.







Hiç yorum yok:

Yorum Gönder